Bozok Üniversitesi İletişim, Protokol ve Enformasyon Müdürlüğü
  Ana Menü  
  Hakkımızda
Görev Tanımları
Hizmet Envanteri
Hizmet Standartları
Kanun ve Yönetmelikler
Basında Bozok
Haber Arşivi
Bozok Bülten
Bozok Gazete
Fotoğraflarla Bozok
Tanıtım Videosu
Tanıtım Kataloğu
Logomuz
Arama
Linklerimiz
İletişim
 
     
 
En Çok Okunan Haberler
 
 
Konu Okunma
ÜNİVERSTEMİZDE ... 34130
REKTÖRÜMÜZDEN P... 26982
ZİRAAT FAKÜLTEM... 17555
"HİCRAN" MÜZİKA... 15487
BOZOK ÜNİVERSİT... 12552
ZİRAAT FAKÜLTES... 11780
ÖĞRENCİLERE GİR... 10802
ÜNİVERSİTEMİZE ... 10550
CEHRİLİK LALESİ... 8058
KAZ YETİŞTİRİCİ... 7525
 
     
  En Son Eklenen Haberler  
  ÜNİVERSİTEMİZ MÜHENDİSLİK-M...
REKTÖRÜMÜZ PROF. DR. SALİH ...
ÜNİVERSİTEMİZİN 2018-2019 A...
KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KAM...
ÜNİVERSİTEMİZDE TIP FAKÜLTE...
TÜBİTAK 4004, 4005 ve 4007 ...
ÜNİVERSİTEMİZDE AKADEMİK ...
TS EN ISO 9001:2015 EĞİTİMİ...
YOZGAT BOZOK ÜNİVERSİTESİ 1...
ÜNİVERSİTEMİZ TIP FAKÜLTESİ...
 
     
  Dil Seçenegi  
 
 
     
  İstatistik  
  Çevrimiçi Ziyaretçiler: 9
Duyuru Sayısı: 1794
Resim Sayısı: 1914
Toplam: 4,375,381 Tekil Ziyaretçi
 
     
Samet ULUTÜRK
  PROF. DR. TAHA NİYAZİ KARACA, SULTAN II. ABDÜLHAMİD HAN'I DEĞERLENDİRDİ  
 
Üniversitemiz Tarih Bölümü öğretim üyesi İletişim Fakültesi Dekan Vekili  Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca, Habertürk Televizyonu’nda, “Öteki Gündem” programına konuk oldu. Programda “Bir Devrin Sultanı II. Abdülhamid Han ve Türkiye” gündemine dair II. Abdülhamid Han’ın hayatı, icraatları, iç ve dış politika meseleleri ile günümüze yansımaları hakkında bilimsel değerlendirmelerde bulundu.



Dünya Evanjelik Hıristiyanlarının, İslam’a daha sert ve düşmanca yaklaştığını ifade eden Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca sözlerini şöyle sürdürdü:

“Evanjelikler XIX. yüzyılda çok etkin ve etkililer, bunların içerisinde siyasetçiler, gazeteciler, yazarlardan oluşan geniş bir çevre var. Dolayısıyla bir yerden düğmeye bastıkları zaman bunların hepsi ortak ses çıkarıyor, ortak tavır takınıyorlar. Tarihte ve günümüzde Filistin Meselesi’ne benzer örneklerde görüldüğü üzere Sultan Abdülhamid döneminde de, Evanjelikler İslam dünyasını bir tehdit olarak algılamış, Hıristiyanları kurtarılması gereken bir unsur olarak görmüşlerdir. Onlar için haksız olarak, İslam hâkimiyeti altında ezilen, acı çeken bir durum söz konusudur.



Dolayısıyla Hıristiyanları kurtaracağız iddiasıyla bakıp, bunu bir büyük dünya hadisesi haline getiriyorlar. Aslında baktığınız zaman yaşananlar böyle abartılacak, uluslararası sorun haline getirilecek olaylar değil. Tamam, çatışmalar var ama aynı çatışmalar dünyanın farklı yerlerinde de var. Mesela Türkler, Balkanlarda Bulgarlar tarafından katledildiğinde, dünya siyaseti veya Evanjelikler ağzını açıp bir şey söylemedi. II. Abdülhamid’e karşı Avrupa ve dünyada yapılan asılsız suçlamaların uydurma, sahte şeyler olduğu, kendi İngiliz veya diğer Hıristiyanlar tarafından da tespit edilmiş, yalanlanmıştır. Maalesef II. Abdülhamid ve Türklere karşı taraflı davranmışlardır.”

Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca: “Asılsız suçlamalar karşısında haklılığımızı dünyaya neden anlatamadığımız ve haksız suçlamalara millet olarak maruz kalmamızın sebebi, özellikle 1699’dan sonra içişlerimizle çok fazla uğraşmamız, kendimizle kavga etmemiz sebebiyle dış dünyaya açılamama veya yeterince olayları takip edememe, müdahil olamama gibi bir sonuç çıkarmıştır.

İç dünyada kavgamız çok fazla. II. Abdülhamid döneminde de bugün olduğu gibi herkes bir kamp olduğu için bu durumla karşılaşıyoruz. Örneğin o dönemde Rus, İngiliz, Fransız gibi hep büyük devletlerin taraftarları vardır. Bunu kırmak için oralara elçiler göndermek gibi bir takım şeyler yapmak istediler ama gidenler ne yapmak gerektiğini bilemedi, aktif politika takip edemediler. Bunu yapmaya çalışan ama başkaları üzerinden yapmaya çalışan Sultan Abdülhamid’dir. Mesela bir İngiliz vatandaşını maaşa bağlayarak veya bir takım gazetelere yazılar yazdırarak, dolaylı anlamda lobicilik faaliyeti yürütmüştür.” dedi.

Programda aynı zamanda sansür ve jurnaller gibi konular da tartışıldı. Prof. Dr. Karaca, bu tür meseleleri kendi menfaatleri için kullananların, söz konusu dönemde Sultan II. Abdülhamid’i de zor durumda bıraktıklarını belirterek bu gibi meseleleri günümüzde değerlendirirken o dönemin şartlarını göz önünde bulundurmak gerektiğini ifade etti. 
 
   
     
 
© Bozok Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı - 2010
4,375,381 Tekil Ziyaretçi